Reklam
Tarih : 2026-04-20 10:38:44

TÜİK: Türkiye nüfusunun yüzde 24,8’ini çocuklar oluşturdu

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun yüzde 51,3’ünü erkek, yüzde 48,7’sini ise kız çocuklar oluşturdu.

Birleşmiş Milletler tanımına göre 0-17 yaş grubunu kapsayan çocuk nüfus oranı 1970 yılında toplam nüfusun yüzde 48,5’ini oluştururken bu oran 1990 yılında yüzde 41,8’e, 2025 yılında ise yüzde 24,8’e geriledi.

TÜİK’in nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,1, 2040 yılında yüzde 17,9, 2060 yılında yüzde 16,9, 2080 yılında yüzde 15,2 ve 2100 yılında yüzde 14,5 olacağı öngörüldü.

Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,0, 2040 yılında yüzde 16,7, 2060 yılında yüzde 13,9, 2080 yılında yüzde 11,1 ve 2100 yılında yüzde 9,9 olacağı tahmin edildi.

Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre ise çocuk nüfus oranının 2030 yılında yüzde 22,3, 2040 yılında yüzde 18,9, 2060 yılında yüzde 18,7, 2080 yılında yüzde 18,9 ve 2100 yılında yüzde 18,6 olacağı öngörüldü.

Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında çocuk nüfus oranının AB ortalamasının yüzde 17,6 olduğu görüldü. AB üyesi ülkeler arasında çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkelerin sırasıyla yüzde 22,7 ile İrlanda, yüzde 20,4 ile Fransa ve İsveç olduğu belirlendi. Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise sırasıyla yüzde 14,5 ile Malta, yüzde 14,9 ile İtalya ve yüzde 15,5 ile Portekiz oldu. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının yüzde 24,8 ile AB ülkelerinin üzerinde olduğu görüldü.

ADNKS sonuçlarına göre illerin toplam nüfusları içindeki çocuk nüfus oranları incelendiğinde 2025 yılında çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 43,3 ile Şanlıurfa olduğu belirlendi. Şanlıurfa’yı yüzde 39,2 ile Şırnak ve yüzde 36,7 ile Mardin izledi.

Çocuk nüfus oranının en düşük olduğu il ise yüzde 15,9 ile Tunceli oldu. Tunceli’yi yüzde 16,9 ile Edirne ve yüzde 17,7 ile Kırklareli takip etti.

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında Türkiye’de toplam hanehalkı sayısı 26 milyon 977 bin 795 oldu. Hanelerin yüzde 41,9’unda 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunduğu görüldü.

Hanelerin yüzde 19,1’inde bir çocuk, yüzde 14,1’inde iki çocuk, yüzde 5,7’sinde üç çocuk, yüzde 1,9’unda dört çocuk ve yüzde 1,1’inde ise beş ve daha fazla çocuk bulunduğu tespit edildi.

İller bazında incelendiğinde 0-17 yaş grubunda en az bir çocuk bulunan hanehalkı oranının en yüksek olduğu ilin yüzde 68,2 ile Şanlıurfa, en düşük olduğu ilin ise yüzde 27,3 ile Tunceli olduğu görüldü.

Çocuk nüfus yaş grubuna göre incelendiğinde 2020 yılında çocukların yüzde 26,9’unun 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,7’sinin 5-9 yaş grubunda, yüzde 28,2’sinin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 16,2’sinin 15-17 yaş grubunda yer aldığı görülürken, 2025 yılında çocukların yüzde 22,7’sinin 0-4 yaş grubunda, yüzde 28,8’inin 5-9 yaş grubunda, yüzde 30,5’inin 10-14 yaş grubunda ve yüzde 18,0’ının 15-17 yaş grubunda yer aldığı belirlendi.

Doğum istatistiklerine göre 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı 937 bin 559 oldu. Doğan bebeklerin 481 bin 825’i erkek, 455 bin 734’ü ise kız oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 96,7’sini tekil, yüzde 3,2’sini ikiz, yüzde 0,1’ini ise üçüz ve daha fazla çoğul doğumlar oluşturdu.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre hastanede gerçekleşen doğumların canlı doğumlar içindeki oranı 2010 yılında yüzde 91,6 iken 2024 yılında yüzde 99,4’e yükseldi. Beşli karma aşı (DPT+IPV+Hib) ile üç doz aşılama oranı ise 2023 yılında yüzde 98,8 iken 2024 yılında yüzde 96,0 oldu.

Hayat tabloları sonuçlarına göre Türkiye genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi 78,1 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkeklerde 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl oldu.

Türkiye’de 7 yaşına ulaşan bir çocuğun kalan yaşam süresinin ortalama 72,1 yıl olduğu, bunun erkek çocuklarda 69,5 yıl, kız çocuklarda ise 74,7 yıl olduğu görüldü. Çalışma çağının başlangıcı kabul edilen 15 yaşındaki çocuklar için beklenen yaşam süresi 64,3 yıl olarak hesaplandı. Bu süre erkek çocuklar için 61,7 yıl, kız çocuklar için 66,9 yıl oldu. Bu yaş için kız ve erkek çocuklar arasındaki beklenen yaşam süresi farkının 5,2 yıl olduğu görüldü.

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında doğan bebeklere verilen en popüler erkek isimlerinin Alparslan, Göktuğ ve Metehan olduğu görüldü. Aynı yıl doğan kız bebeklere verilen en popüler isimler ise Alya, Defne ve Gökçe oldu.

2025 yılında doğan erkek bebeklerin 7 bin 527’sine Alparslan, 6 bin 36’sına Göktuğ, 5 bin 393’üne Metehan ismi verildi. Kız bebeklerin ise 8 bin 751’ine Alya, 7 bin 731’ine Defne ve 7 bin 603’üne Gökçe ismi verildi.

Türkiye’de 2025 yılında 0-17 yaş grubundaki çocuklarda en çok kullanılan erkek isimlerinin Yusuf, Mustafa ve Ömer olduğu görülürken kız çocuklarında en yaygın isimlerin Zeynep, Elif ve Ecrin olduğu belirlendi.

Çocuk bağımlılık oranı, yani çalışma çağındaki 100 kişiye düşen çocuk sayısı, 2019 yılında yüzde 34,1 iken 2025 yılında yüzde 29,7’ye geriledi.

TÜİK’in nüfus projeksiyonlarının ana senaryosuna göre çocuk bağımlılık oranının 2030 yılında yüzde 25,5, 2040 yılında yüzde 22,1, 2060 yılında yüzde 23,3, 2080 yılında yüzde 23,4 ve 2100 yılında yüzde 21,5 olması bekleniyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2024 yılında ilk kez özel gereksinim raporu alan çocuk sayısı 96 bin 83 oldu. Bu çocukların yüzde 62,6’sını erkek çocuklar, yüzde 37,4’ünü ise kız çocuklar oluşturdu.

Milli Eğitim Bakanlığı Örgün Eğitim İstatistiklerine göre 2024-2025 eğitim öğretim yılında beş yaş net okullaşma oranı yüzde 82,5 olarak gerçekleşti. Bu oran erkek çocuklar için yüzde 82,8, kız çocuklar için ise yüzde 82,3 oldu.

Aynı dönemde ilkokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 95,4, ortaokul seviyesinde yüzde 89,1 ve ortaöğretim seviyesinde yüzde 82,9 olarak hesaplandı.

Ulusal Eğitim İstatistikleri Veri Tabanı sonuçlarına göre 2024-2025 eğitim öğretim döneminde ilkokul tamamlama oranı yüzde 98,6 oldu. Ortaokul tamamlama oranı yüzde 96,6, ortaöğretim tamamlama oranı ise yüzde 81,3 olarak belirlendi.

Ortaöğretim tamamlama oranı cinsiyete göre incelendiğinde erkek çocuklarda yüzde 79,2, kız çocuklarda ise yüzde 83,5 olarak hesaplandı.

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre 2024-2025 eğitim öğretim döneminde örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 17 milyon 956 bin 523 oldu. Bu öğrencilerin yüzde 51,3’ünü erkek, yüzde 48,7’sini ise kız öğrenciler oluşturdu.

Özel eğitim gerektiren bireylere yönelik kurumlarda örgün eğitime devam eden öğrenci sayısı 602 bin 729 olarak kaydedildi. Bu sayı örgün eğitimdeki öğrencilerin yüzde 3,4’ünü oluşturdu. Özel eğitim alan öğrencilerin yüzde 62,7’si erkek, yüzde 37,3’ü kız öğrencilerden oluştu.

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre 2025 yılında toplam nüfusun yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunurken çocuk nüfusta bu oran yüzde 36,8 olarak hesaplandı. Bu oran erkek çocuklarında yüzde 36,0, kız çocuklarında ise yüzde 37,8 oldu.

Evlenme istatistiklerine göre 16-17 yaş grubundaki kız çocuklarının resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 7,3 iken 2025 yılında yüzde 1,5’e düştü. Aynı yaş grubundaki erkek çocukların evlenme oranı ise 2002 yılında yüzde 0,5 iken 2025 yılında yüzde 0,1 olarak kaydedildi.

ADNKS sonuçlarına göre 2025 yılında çocuk nüfus içinde sadece babası vefat etmiş çocuk sayısı 251 bin 929, sadece annesi vefat etmiş çocuk sayısı 79 bin 214 ve hem annesi hem de babası vefat etmiş çocuk sayısı 4 bin 907 oldu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında kuruluş bakımı altında bulunan çocuk sayısı 15 bin 508 oldu. Türkiye genelinde koruyucu aile sayısı 9 bin 96 olurken koruyucu aile yanında bakımı sağlanan çocuk sayısı 10 bin 841 olarak kaydedildi. Aynı yıl evlat edindirilen çocuk sayısı ise 681 oldu.

Boşanma istatistiklerine göre 2025 yılında boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 oldu. Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Bu çocukların yüzde 74,6’sının velayeti anneye, yüzde 25,4’ünün velayeti ise babaya verildi.

Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerine göre 2024 yılında 1-17 yaş grubundaki çocuk ölümleri en fazla dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle gerçekleşti. Bu nedenle hayatını kaybeden çocuk sayısı bin 538 oldu. Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları nedeniyle 765 çocuk, iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle 666 çocuk ve dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle 413 çocuk hayatını kaybetti.

 

Ölüm ve ölüm nedeni istatistiklerine göre bebek ölüm hızı 2009 yılında binde 13,9 iken 2024 yılında binde 9,0’a düştü. Beş yaş altı ölüm hızı ise 2009 yılında binde 17,7 iken 2024 yılında binde 11,1 olarak kaydedildi.

 
 
  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 haberbulhaber.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.